15 Ağustos 2010 Pazar

Önemli olan : Mısır koçanları.

Türkiyenin %99unda çeken turkcell'in o %1lik kısmındayım , dağdayım şuan. Anneannemin yanına geldik , henüz ilk gün olmasına rağmen sıkıntıdan ölmek üzereyim ! Telefonum çekmiyor , vodafone mobil modem'i istanbulda unutmuşum.. Kısaca televizyonu saymazsak , teknolojiden uzak bir yerdeyim. Günün 12 saatini fındık yemekle , diğer 12 saatini uyumakla geçiriyorum. Fındığın içinden çıkan kurtlarla
arkadaş oldum neredeyse.. Artık hepsinin bir değeri var bende. Kardeşim onların üstüne terlikle vurdukça içim cız ediyor..


Ama aynı şeyi arılar için söyleyemeyeceğim ! Hepsini öldürmek , leşlerini çıkarmak istiyorum..Zaten kapı dışarıda çıkamıyorum ya her tarafta inekler , öküzler vb. hayvanlar var.Ben evin içindeyken onlar her möölediklerinde tırsak tırsak oluyorum , dışarıda dolaşmaya çıkmam demek cenazemin resmi kaldırılışı demektir. Yatakta değilde , sedirde uyuyorum.Evde fare olma olasılığı %75. sırf bu yüzden hayatımda en nefret ettiğim hayvanı - kediyi evin içine almalarına ses çıkaramıyorum.


Köyde herkesin hayvanı olduğu için bize gelen misafirlerde doğal olarak o kokuyla gelmiş oluyorlar.. Şuana kadar hiçbirini öpmedim , hepsine 15 metre öteden 'Hoşgeldiniz ihihihih' yapıyorum. Çok büyük ihtimal arkamdan ''sultan (ananem) karının ne terbiyesiz torunu var öpmedi bile'' diyorlardı ama pekte umurumda değil.


Zaten ramazanda köydeyiz adım iyice çıkmasın diye annem şort giymeme izin vermiyor.Bu sıcakta evin içinde pantalonla oturuyorum.NEDEN ?! eve gelen pek sevgili (!) köy sakinlerinin kapı çalma adeti olmadığı için.. Hangi akıl mantığı olan insan kapıyı açıp evin içine ''hoooo'' diye girer ya ? Göz var nizam var elin var kolun var belki  evimde çıplak dolaşma gibi bir fanteziye sahibim ? şu kapıyı çalmayı dene be kadın !


Oruç tutmuyorum çünkü sıkıntıdan habire yiyorum ne yazıkki... burda 1 ay kalsam babaannemin hep hayallerini süsleyen o dombili kızlardan olacağım..


Fındıkları her kırdığımda diş kası yaptığımı hissediyorum. Duş alamıyorum saçlarım keçe gibi çok kötü ve kokuşmuş bir haldeyim. Her gece yatmadan önce ''allam nolur al canımı yada bir an önce istanbula dönelim nolursun allam valla bundan sonra dediklerini yapcam hergün dua etcem yalan söylemicem dedikodu yapmicam tarot bile bakmicam nolur al canımı nolursun '' diye dua ediyorum. ''asılacak'' diye hüküm giymiş bir mahkum nasıl ölümünün hızlı ve acısız olmasını diliyorsa , bende öyle duygularla dualar ediyorum işte..Ferahlayayım azıcık camı açayım desen yeminle sıçtın.. eve 5 saniye içersinde 32132 tane sinek ve arı doluyor , ferahla o evde ferahlayabiliyorsan..


Zaten zırt pırt bir kedi geliyor evin içine acıklı acıklı miyavlıyor o miyavladıkça benim içim acıyor zeytini hatırlıyorum vallahi..Durup durup kediye ''seni de mi terkettileer sanada mı posta koydular anneeeeem kıyamam'' diyorum kedi bile bana psikopat mısın oğlum bakışı atıyor , psikopatlaştım...Zeytini deli gibi özledim.Çünkü sıkıldıkça onla konuştuklarımızı okuyorum ve ''ulan ne şerefsiz adamsın , göbek bağımı kalbine bağlıyosun sökemiyorum yeaaa'' diyorum.


Bugün Kavak Yelleri denen o embesil ama bende bağımlılık yaratan diziyi izledim.. Bir romantikleştim bir romantikleştim anlatamam. Böyle ''böhüüü karşılaşın ulan artık böhüüü efeeee baksana aslıya böhüüü mineee yazık be denize öf sarılsana boynuna böhüüü'' tavrındayım öyle bir heyecanla izliyorum ki biri çıt çıkarsa ''yeaaaa bi susun'' diye bağırıyorum evin içinde.Birde hep aynı senaryolar bir sonraki olayı bilsem bile sanki bilmiyormuşum gibi izliyorum.Zeytin aklıma geliyor böhüleşiyorum falan öyle otistik bir halde takılıyorum..


Birde buraya gelmeden önce kavga ettik biz zeytinle bu kız mevzusu yüzüne , evde oturduğum yerden hayaller kuruyorum.


-Ahahaha şimdi ben burda şu yukarı köydeki Ömerin oğluyla tanışcam çok tatlı yakışıklı bi çocuk olcak o burda çıkmaya başlicaz facebookda ilişki durumu yapıcaz


zeytin kıskançlığından ölcek ihihihihih çatlicak sonra bana gelip yariiiim neler yapmışım ben sana affet nolursun dicek bende hayıııoooor ben seni sevmiyorum artık


şekerim ;);) dicem.


Oğlum köy havası çarpıyo bana yemin ederim. Şimdi yukardaki hayal paragrafında 7 yanlışı bulıyım mı?






1.Ömerin oğlunu gördüm benden 2 yaş küçük bebe


2.Zeytin beni ölse kıskanmaz


3. Onu tenhada sıkıştırsalar tehtid etseler gene bana affet nolursun demez


4. Tutki dedi, ben ona asla hayıoooor demem


5. Köyde etek giyenlere namussuz gözüyle bakıyolar biriyle çıksam mezarıma gelirsiniz çiçuu


6. Hiç bir zaman zeytine şekerim diyip göz kırpmam


7. Zeytin asla yarim demez !






İşte bu saçma hayallerle köyden döndüm.Buda bir köy maceramdı.. iyi günler

Hiç yorum yok: